22 Ocak 2012 Pazar
yeteneksiz miyim neyim?
soğuk, yağışlı, kasvetli istanbul havasından uzaklaştık bugün... didimdeyiz. sabah bodrum uçağıyla egenin nefis güneşine merhaba dedik. sonrasında, zeyin ağaçlarının arasından keyifli bir yolculukla otelimize geldik. öyle güzel bir manzara vardı ki bu yolculuk sırasında, istanbulda kışın gelişiyle beraber yeşilliğe hasret kaldığımı anladım. bir haftalık bir tatil olacak, dinlenerek, yüzerek, zeynebin mutluluk anlarının keyfini çıkararak geçirmek istiyorum bu günleri. zeynep de halinden oldukça memnun. nereye saldıracağını bilemiyor. tek sıkıntım onun üşütüp hastalanabileceği düşüncesi. dikkat ediyorum, inşallah sağlıcakla geçecek. otelimiz çok güzel, lakin onbeş tatil sebebiyle çok kalabalık... bunu hesaba katmamıştık...
bu arada, zeynocumun doğum gününü kutladık. yapmayı planladığım doğum günü hazırlıklarını kısmen gerçekleştirdim. kelebeklerle evi süsledim, kelebekli pastamız geldi, misafirlerimize vermek üzere kelebekli süsler yaptım. ama ben tembel tenekenin biri olduğum için fotoğraf çekip de paylaşma girişiminde bulunmadım. ben çok özeniyorum, resimli paylaşımlara, ama sanırım benim resme karşı bir kabiliyetsizliğim var. ya çekerim ışık, görüntü vs. güzel çıkmaz, ya da nasıl olsa güzel çekemiyorum diye hiç çekmem... :) poz vermeye bayılırım ama fotoğraf çekimi bana göre değil. zeynep de bu konuda tam tersi durumda. poz vermekte hiç hoşlanmaz, ne zaman anı fotoğraflamak istesem, bakmaz, döner, anı bozar, hep mızıkçılık yapar. fakat küçük hanım fotoğraf çekmeye bayılır. öyle ki, fotoğraf makinemi bozdu... bilip bilmeden rastgele bastığı için makine kafayı yedi, beyni yandı sanırım tuhaf sesler çıkarıp, objektifi büyülüp küçülüyor. :)
çok imreniyorum, yazılarını fotoğraflarıyla destekleyen yazarlara. ama kendimi kandırmayayım boşuna, ben bunu yapamıyorum.
didimden sevgiler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)