7 Haziran 2012 Perşembe

değişim rüzgarları püf diye esince...

hayatımız bir anda pat diye değişiverdi. olumlu tarafları oldu, olumsuz tarafları oldu. evet, istediğim buydu, değişiklik ama bu kadar fazlasını hayal etmemiştim doğrusu...


zeynocum kreşe başladı. 3 ay olacak nerdeyse... (o kadar uzun zaman oldu ki, buraya yazmayalı...)
 ilk zamanlar zor oldu ama şimdi ağlamadan gidiyor, öğretmeninin elini tutup bana bay bay yapıyor. gerçi günü gününü tutmuyor, bazen ayrılmak istemiyor benden, bazen sabahları ben okula ditmiceeem diyor ama onu alırken mutlu olduğunu farkediyorum ve bu beni de mutlu ediyor. özellikle bu son haftalarda maşallah deyeyim çok keyifli gidiyoruz okulumuza. arkasından kontrol edilebilen bisikletimize atlıyoruz, mini mini bir kuş donmuştu eşliğinde tıngır mıngır gidiyoruz. bu durum da onu motive ediyor sanırım. :)


kreşe alışma sürecimiz beklediğimden rahat oldu. tabi ki ilk zamaanlarımız oldukça sıkıntılıydı ve bu durum böyle devam edecek zannediyordum. zeynebin hissetiklerini anlamaya çalışırken daha çok küçük yaşta onu kreşe başlattığım için kendimi suçlu hissettim, öğretmenimizden olumlu bildirimler aldığımızda mutlu hissettim, kızımın artık büyümeye başladığını, okullu olduğunu düşündükçe duygulandım. velhasılı alışma süreci zeynep için değişik bir yere alışma, kurallara (zeynebin yaş gurubunda pek kural yok, aslında rutin demek daha doğru olacak ) rutine alışma yeni kişilere güven sağlama anlamında zor oldu. benim içinse kendi kendimi sorgulamama, zeynebe karşı bir suçluluk duygusu yaşamama, onunla empati kurmaya çalışmama neden oldu. evet zeynep için zor oldu, benim için de zordu. hep aklıma zeynebin "annemi istiyorum" diye ağladığı düşüncesi geliyordu. bunu düşünmek bile beni ağlatmaya yetiyordu. kamera sistemi yok okulumuzda. bakanlığın yasakladığı gerekçesiyle koymamışlar. ben de zeynocumun çantasına fotoğraf makinesi koydum ve öğretmeninden zeynebin gün içindeki fotoğraflarını çekmesini rica ettim. gördüğüm kareler beni sevindirdi, zeynep arkadaşlarıyla oynuyordu, gülüyordü...



ilk haftalarımızdan

ilk iki hafta hep yanında oldum, erken aldım, alışma sürecini biraz sıkıntılı ama normali boyutlarında yaşadık. öğretmenine alışması, güvenmesi, arkadaşlarına alışması, ortama, alışması, rutine alışması biraz zaman aldı doğal olarak. şimdi çoğunlukla neşeli gidiyoruz, mutlu çıkıyoruz.


ben de zeynebin alışma süresinin sonunda işe başladım. iki sene aradan sonra...

öyle özlemiştim ki çalışmayı. ama önceleri katlanılabilinir gibi görünen haftada 2-3 günlük akşam nöbetleri, önce eşimin mırıltılarının yüksek sesli hale gelmesine, sonra kendimi çok fazla stres altında hissetmeme ve bunu zeynebe yansıtmama neden olmaya başlayınca bi dakka bi dur bi düşün  gülay dedim. zeyneple, eşimle iletişimimiz bozulmaya başlamıştı artık. sonuç olarak 1 buçuk aylık çalışma dönemini istifa ile sonuçlandırdım.

kısacık bir deneyim oldu benim için, ama kendi paramı kazanmayı öyle özlemişim ki... tadı damağımda kaldı...

şimdi KPSS yi bekliyorum bir ay kaldı, inşallah hakkımızda hayırlısı olur, hepimizin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder